Türk mutfağına değer katan yerel ürünlerin bilinirliği Coğrafi İşaret Tescili ile artıyor

Coğrafi işaretleri tanımlamadan ifade etmem gerekir ki, içinde yaşadığımız topraklarda bol bol yetişen doğanın bonkör davranarak bizlere bahşettiği ürünler ve bu ürünleri kullanarak, eşi benzeri olmayan malzemeler çıkarılması aslında coğrafi işaretli ürünler için ülkemizi şanslı ve avantajlı kılıyor.

Ertürk GÖRMAN: ‘Her zaman eğitmen bir yönetici oldum’

Ertürk Görman turizm sektöründeki 40 yıllık tecrübe ve birikimleriyle mayıs ayında başladığı Ramada Plaza by Wyndham Istanbul Asia Airport Oteli’nde Genel Müdür olarak turizm hayatına devam ettirecek. Biz de Gm Turizm Dergisi olarak yeni görevinde başarılar diledik ve kendisi yöneticilik ile anlayışı hakkında konuştuk.


Gastronomi ekonomisi, doğrudan ya da dolaylı olarak bir destinasyona ilişkin sürdürülebilir unsurların gelişmesine katkıda bulunabilir. Tarım ve yiyecek üretimini
destekler. Gastronomi ekonomisi, çevreye duyarlı yiyecek üretmektir. Gastronomi ekonomisinde yerel üreticilerin önemi
Gastronomi ekonomisi araştırmalarının amacı, sürdürülebilir gelişmenin geleneksel ilkelerini içeren bir gastronomi uygulamaktır. Gastronomi ekonomisi, çevresel sürdürülebilirliğe karşı eko-beslenme sorumluluğu taşındığında ve topluluk üyelerinin en uygun sağlık standartlarına bağlı kaldığında, topluluğun sosyal ve ekonomik olarak gelişebileceğini ortaya koyar. Bu nedenle; bir topluluğa gelen turistler gibi geçici ziyaretçiler, gittikleri topluluğun üyesiymiş gibi düşünülmelidir. Gastronomi ekonomisi şu konuları kapsar;
• Yerel yiyecek üretimini, bakkalları  ve manavları yaşatmak,
• Ev yemekleri yapımını yaşatmak,
• Yerel mutfak bilgilerini gelecek kuşaklara aktarmak ve çocuklara lezzet eğitimi vermek,
• Mutluluk ve çeşitlilik hakkı sağlamak,
• Turizmin gastronomik özgünlüğe ve topluluk refahına olumlu etkisini sağlamak deneyimine dayalı marka ve kimliği oluşturur.

Slow Food, iyi yemekten gerçek anlamda keyif alınmasını ve herkes için iyi, temiz ve adil yiyecek sağlayan yiyecek üretim sistemlerini teşvik ediyor. Tüm insanların onu üretenler ve gezegen için iyi olan yiyeceklere erişip, tadını çıkarabileceği bir dünya hedefliyor. Slow Food’un yaklaşımı, birbirine bağlı üç ilkeyle tanımlanan bir gıda kavramına dayanıyor: İyi, temiz, adil. Herkes için iyi, temiz ve adil gıdayı teşvik eden, üyelik sistemiyle çalışan uluslararası bir organizasyon. İyi: Yerel kültürden gelen ve damağımıza hitap eden aynı zamanda lezzetli ve mevsimine uygun bir beslenmeyi tanımlıyor. Temiz: Gıdanın çevreyi kirletmeden, kimyasaldan arınmış, insan sağlığı ile uyum içinde üretilmiş olmasını şart koşar; çevreyi ve biyoçeşitliliği koruması gerekiyor. Adil: Tüketiciyi yormayan fiyatlara sahip gıdalar ve küçük ölçekli üreticiler için adil koşullar ve ödemeler olmasını istiyor.